Anasayfa arrow Yazıları arrow Karanlığa benzemez adın...
Karanlığa benzemez adın... PDF Yazdır E-posta
Yazar Temirağa DEMİR   
Salı, 15 Temmuz 2008

Kaç odalıydı saymadım, pek umurumda da değildi…

Maceraperest günler, ipekli yünler, acı dolu dünleri geride bırakma savaşı vardı, kendi içsel barışı için…

Yatak odası banyonun dibindeydi…

Uzunca bir yolluk vardı holde…

Her gece kalkar gürültü ile giderdi, odasına en uzak olan mutfağın çeşmesine…

Su gibi aziz olmayı dilerdi…

Güçlük çekerdi…

Döndükçe çalkalanırdı midesi…

Kendi midesindeki sudan boğulmaktan korkardı…

Karanlıktaki her şekle farklı anlamlar yüklerdi…

Örtü hayalete, yastık timsaha, tablolar tarif edemeyeceği ürkütücü şeylere…

Bu gecede hiçbir şeyi sana benzetemedi…

Karanlıkta bile…

Hep aydınlık günlere yakıştırmıştı seni, bir bana anlatırdı birde aynanın karşısında kendisine…

En çok saçlarını koklamayı özlediğini gizlemeye çalışırdı …

Geceleri ürkünce, bir şeyleri üzerine geliyormuş gibi görünce, gaipten sesler kulağına çalınınca daha bir sarılırdı yorgana ayaklarını daha çok çekerdi karnına…

Bir başka yerde seni hayal eder ve düşünürdü ürküyor mudur diye?

Sonra birden cesaretlenirdi…

Atardı yorganı üzerinden sen yanındaymış gibi davranır tutardı bileklerinden…

Uzaktan görenler kesin deli sanırdı…

Gecenin özgürlüğünü iyiye kullanırdı…

Hasretten zaman zaman gözleri yaşarırdı…

Sık susardı…

Hatta sen olmasan bile kaç gece sevdiğin şiirleri fısıldadı kaç gece inat edip sen getirmediğin için su içmedi bilemezsin…

Kafasından geçenler zincirleme kazalar yapıyor…

Yoğun bir düşünce kalabalığı…

Hepsi kendi içinde haklı çürütemiyorlar birbirlerini…

Özlemi küflenmemiş, hasreti taze…

Küllenen bir aşk yok ortada…

Her şey tılsımda gizli…

Bir sihir var bu aralar dünyada…

En çok siyah saçlarında…

Belki giydiğin gömlekte…

Var bir iş bu işin içinde…

Çözülmesi kısa bir süre alır, ama bağlanır mı yeniden bilmem…

Kehanetleri yok artık, sadece gerçekler var…

Birde gece bilinçaltındakilere benzeyen cisimler …

Karanlıkta hiçbir şeyi benzetemiyor sana…

Hâlbuki aklında yatan tüm güdülerinde olan bir senin siman…

Hep aydınlığa benzetmişti seni…

Ya da aydınlıktakilere…

Karanlıklar yakışmazdı ince kaşlı yüzüne…

Hiç çalmadı telefon, atmadı eşyalarını, bekledi aramanı, biraz konuşmanı, belki pişman olmanı…

Yalın istedi ellerini, sevmedi boyalarını, tesadüfle başlamıştı, kanayarak bitti, ya da en azından öyle sandı, sandılar…

Ahmak bir falcıya kandılar…

Hızlı geçiyor günler, ve doğan güneşin akşamında başlıyor karanlıklar…

Hiçbir şeyi karanlıkta benzetemedi sana…

Aydınlıkta ise adın gibi güneşi benzeti biraz sana biraz bana…

    
feed0 Yorum

Yorum yazın
 
  Küçült | Büyült
 

busy
 
< Önceki   Sonraki >
Advertisement
Copyright ©  2008 Temirağa Demir
Tasarım: MMC Ajans