Anasayfa arrow Sarahatun Yazıları arrow Türk Dil Kurumu'na Uymuyor Senin Kütüğündeki Acın
Türk Dil Kurumu'na Uymuyor Senin Kütüğündeki Acın PDF Yazdır E-posta
Yazar Temirağa DEMİR   
Pazartesi, 17 Mart 2008

Ne kadar yalnızsın kim bilir? Sen ölemeyecek kadar küçüktün,küçüksün hala…

Gelemediğim için lütfen kızma bana. Korkuyorum. Alışkın değilim hala ölümün o soğuk tokatlarından sonra hayatıma devam edebilecek kadar büyük olmaya, bilmiş kalmaya…
Odandaki giysileri muhtaçlara dağıtacaklarmış. Üzerine yazı yazdığımız pembe kocaman top, bisikletin, arabaların hepsini bir kutuya dolduruyorlar. Giysilerin saçılmış etrafa, boya kitapların; her biri acemice boyanamamış, karalanmış yalnızca…
Odanda, evin tamamında ağır bir ölüm kokusu var. Çok korkuyorum… Yarın gömeceklermiş seni. Çığlık çığlığa bağırdıkça birileri, daha çok korkuyorum. Seni gömmeye geldiklerinde ben gelemeyeceğim diye ne olur kızma bana!

Ağlayanın çok az. Ama ağıt yakıyor birileri. İçli içli haykırıyor. Elleri yüzündeki ıslaklıklara bezeniyor. Neden “O” diyor durmadan senin için…

Sadece dört yıl… Dört yıllık kısa bir iz bıraktın dünyaya. Adın,doğmadan konmamış, önemsenmemişti “ne olacak” diye. Sen doğduğunda annen hala çocuklarla ip atlaması gereken bir ebeveyndi. Adını uzun uzun düşünmedi, önemsemedi kimse. Mehmet dedi sonra biri. Adı Mehmet olsun. Mehmet oldu adın. Mehmet…

Hastanenin sevinçli koridorları hep acıya boğdu bedenini. Kanserdin…

Dört yıl bu acıya direndin.

Olmadı

Sonunda yenildin…

Şimdi boya kitaplarını dağıtıyorlar. Giysilerini…

Bisikletini..

Kaç kere bindin ki zaten?

Kaç kere havalandırabildin umutlarını pedallarında

Hep hastaydın

Hep

Hep…

Kollarındaki morluklar, biri iyi olmadan diğeri açılırdı. Ben söz vermiştim sana bir dahaki gelişimde muz getireceğim diye.

Sormuştum ne getireyim sana diye?

Muz dedin

Yetişemedim…

Geç kaldım Mehmet, sana muz getirmek için, çok geç…

Oysa hesap etmiştim gelecektim az kalmıştı

Param da vardı

Muzun yanına ekleyebilirdim birkaç öte beri daha

Geç kaldım

Geldiğimde seni kaldırmışlardı…

Hiçbir doğruluğu yok gibi şimdi ömrümün. Bir meyve ancak bu kadar acıya boğabilir beni bundan sonra. Ancak bu kadar…

Üstelik sana muz alıp getiren tek insan olduğumu da biliyorum. Bu daha çok acıtıyor içimi. Dört yıl boyunca o çok sevdiğin muzdan kaç tane yiyebildin ki?..

Yapacağımız çok şey vardı. Seni parklarda umut dolusu sallandırmaya söz vermiştim. Bisikletine sepet taktıracaktık. Kollarındaki morluklar iyi olacaktı…

Büyüyecektin Mehmet

Büyümeliydin…

Küçük annen, sen büyüyünce büyüyecekti zaten

“Anne”nin hayatındaki yerini ancak o zaman kavrayabilirdin.

Sen öldüğünde annen hala şaşkın bir oyunda yenilmiş bir çocuk çünkü..

Annen şaşkın bir çocuk…

Kim ne dese yapmaya çalışan, göz yaşı kalbinde kuruyan bir küçük kız…

Yürüdüğümü sandığım tüm yollar anlamsız hiç olmadığı kadar. Sana muzu yetiştiremediğim için, bisikletine sepet takacağımız baharları o illet hastalığına yenik düşüremediğim için ne demeliyim bilmiyorum…

Aptal bir ağlama nöbeti gelip bünyeme konan; hiç gitmeyecek gibi…

Yarın gömeceklermiş güzel bedenini göremediğin yarınlarınla…

Muz yiyemeden gittiğin için canım daha fazla yanıyor.

Bu acı nasıl biter?

Nasıl yeneyim bu sancıyı bilmiyorum…

Yarın gömeceklermiş seni

Ben gelmeyeceğim, kızma olur mu Mehmet bana?..

Çok korkuyorum…

Kısacık bir dört yıl bitirdi çektiklerimizi. Dindirdi acını. Ben çok dua ettim Mehmet. Bütün gece dua  ettim ağlayarak. Söz verdi tanrı, sana son muzu orada ikram edecekler…

Derin ve rahat bir uyku bekliyor seni orada şimdi. İyi dinlen ki zamanı gelince korkmadan hızlıca sallanabilesin parklarda, yokuşlarda telaşsız sürebilesin pedallarını umuda…

Umut..

Senin bu dört yıllık geçmişinden nasılda uzak bir laf aslında

Sığmadı yokluğun birilerinin çokluğuna. Azalttılar seni. Kimse umursamaz, senin gibi kaç milyonu var?..

Hep “hangi biri” diyorlar?

Hangi biri…

Türk Dil Kurumu kütüğüne Mehmet diye geçmişti adını. Ölümünü nasıl tanımlar, hangi doğruluğa sığdırır gidişini bilmiyorum…

Mayıs/2006
Sarahatun DEMİR

feed0 Yorum

Yorum yazın
 
  Küçült | Büyült
 

busy
 
< Önceki   Sonraki >
Advertisement
Copyright ©  2008 Temirağa Demir
Tasarım: MMC Ajans