Anasayfa arrow Sarahatun Yazıları arrow Dalgın Yürüyüş, Buruk Gülüş
Dalgın Yürüyüş, Buruk Gülüş PDF Yazdır E-posta
Yazar Temirağa DEMİR   
Pazartesi, 07 Nisan 2008

Niye diye sormaya korktuğu korkuları vardı. Niye diye sormazdı bu yüzden. Durgunlaşan sularda en çok ölen çocukları anımsardı. Zamansız giden ama zaten çoğu da zamanlandığı tarihlerden hep birkaç zaman sonra doğmuş çocuklardı.

Neden diye sormuyor işte. Bir kalabalığın sese en çok gürültülü olduğu yerlerde durgunlaşıyor. Gülerken aklına hiç olmadık bir sızı saplanıyor. Onu düşünürken buluyor kendini bazen. Kendine kızıyor, ama bu kızışı düşünüşü önemsemiyor.

            Niye diye sormaya korkarken cevaplarını yaşıyorsundur artık. Yaşadıkların sorulmayanların cevabı olduğunda ve, çok zaman çekilmezdir hayat. Çekilir. Yol, dert, acı, sevda, kitap çekilir…

            Şimdi biraz misafir her konuk olmayarak benimsediği evde. An olup çıkacak gibi. Öyle benimsemiyor hiçbir yeri. Öyle kabul etmiyor. Yattığı her yatak, gezdiği her sokak, konuştuğu ve sözcüklerle anlam olduğu her dil biraz yalan biraz gerçek ama misafir. Birkaç güne kalmadan bitecek gibi. Bulanık bir veda gibi…

            Artık biraz daha büyük. Çocuk ve ergin arası ramaklı bir sokağın ezan vaktinde girdi caddeye. Kaldırımı yok bu sokağın, gülütlüsü, aldatanı, ağlayanı bol. Koşar adım gidiyor. Biraz çocuk, çok defa olgun. Elinde olmayan sebeplerle büyüyüşleri ve tamamen elinden gelenlerle getirdiği olgunları var aynı iki cebinde. Elleri ceplerinde yürüyen düşünce çok daha fazla kanayandır demişlerdi. Umursamamıştı. Ama hala elleri cebinde. Ama hala acısıyla yaşamayı severek ve kabul ederek ama hala elleri cebinde ilerlemek. Anlamak bazen çok şeyi. Birçok şeyin aslında yeni yeni anlaşıldığını anlamak. Elleri cebinde. Dalgın, buruk, kalabalık…

            Birkaç dizeyi tekrar etmiş. Son okuduğu aklında en çok kalır diye hep en son okuduğuydu gözleri için yazıldığına inandığı bir yazı. Kafiyesi yarım, sevgisi zengin, acısı tam, devamı cinas, devamı uyak.

            Uyruğu uyumsuz iki yalancı zamanın sadece tek gecelik günahı kadar ömrüne vebal zamanlar bunlar. Beş parmağın beşi de bir. Bir olmayan uzunlukları ya da bazen şekilleri. Beş tırnağın beşi de bir. Hangisini etinden ayırsan aynı oranda kaybedilecek kan miktarı.

            Hakkını koruyamamış başkasının haklarında olur da kendi hakkını bulur sanmış. Başkasının hakkını aramaya o gün başlamış. Hala bu başlangıcı sonlandıramamış bir hakkaniyet mağduru…

            Güneş güzel, güneş parlak, zaman yalan. Yol uzun, yürüyüş dalgın, gülüş buruk.

Bir şarkı başlar birazdan. Oynarsın. Bir şarkı bitmiştir zaten epey zamandır. Hala gözyaşını kurutamamışsındır… Değerli bir şiirle son bulsun yazı. Sağlıkla kalın…

                                        - Ellerimde Bir Göztaşı -

                                                                                                          

Ellerimde bir göztaşı, gözlerim boş gidiyordum
Ne bileyim, bir damlanın böyle deniz olduğunu
Şaştım, mavi bir fal gibi açılınca önümde
Giritli bir ölümüm varmış, bir balıkçı fitil gibi
Patlayacakmış avucunda otuz çubuklu gençliğim
Üç günde mi desem, üç gökte, üç kulaçta mi
Ben ki, o camgöbeği çiçekler açan ağaç
Kırılmaz bardaklar gibi tuzla buz olacakmış
Ne zaman boğulsam böyle yosun kokuyordu ışık
Sabahçı kahvelerde bir çiroz ötüyordu
Ve dalgalarımı geçen o deniz şoförleri
Böyle uyur düşlere bindirmiş gemiler
Uyuklar gibi üstünde mermer masaların
Bir tahta parçasıydım, osmanlı bir kazadan kalmış
Yüzüyordum, islam kaptanın ahşap ayağında
Öbür tahtalara öbür insanlara doğru
Cumhurdu mürekkep balığı, simsiyah yüzüyordum
Ne bileyim, bir korkunun böyle destan olduğunu
Ağardım, nişanlayınca gece ve yavrulayan yalnızlık
Ya da ilk insanın doğdugu, öldüğü dağdi Moby Dick
Nefes aldıkça filbahriler köpürüyordu sulardan
çanlar çalıyor kulaklarımda, yunuslar yarışıyordu
Alyuvarlar, dolkuşları ve rüzgar midyeleri
Dedim, dünya gibi bulut yok dünya üstünde
Ellerimde bir göztaşı, gözlerim boş gidiyordum
Ne bileyim, bir türkünün böyle Veysel olduğunu
Açıldım, çıkmaz bir sokak gibi, kapanınca denizde.

           

feed0 Yorum

Yorum yazın
 
  Küçült | Büyült
 

busy
 
Sonraki >
Advertisement
Copyright ©  2008 Temirağa Demir
Tasarım: MMC Ajans