|
Yazar Temirağa DEMİR
|
|
Pazartesi, 17 Mart 2008 |
|
Alışkanlık biriktirmek için koleksiyona gereksinim duymuyorduk… “Seviyorum” tükettikçe sıradanlaşıyorduk… Kullanıldıkça anlamını eskiten gazete kupürleri gibiydik… Çok değerli bir haberi bir asır sonra okuyormuşum gibi… Yani, önemi artık kişiselleştirilmiş, yitirilmiş, es geçildiği için gecikmiş…
Birlikte çıkmayı düşlediğimiz hiçbir kapıdan vakitlice dönmeyi beceremedik biz… İmgesel bir yoğunluğun içinde devinmeyi… Devrilmeye tercih ettik… Şimdi dönüp bakıyorum, Senin elinde çağlar öncesi manşetli telaşlar… Bense günlük bayii tiryakisi, Hani, hiçbir alışkanlık için koleksiyona bel bağlamayan… Tüm varoluşları –sevmek dahil- Gereksiz bir alışkanlık zannediyordun… Elinde asırlar öncesi manşetleri… Ömründe pul, taş ve peçete koleksiyonları… Bütün “sevmeklere” sadece bu yoldan gidilir diye inanıyordun… Kupür dediklerin gerçeğin acımasızlığı içinde küfleneli uzun… Devre araları gereğinden fazla uzatıldığı için upuzuna gark olmuş İki yalan “dost kalabiliriz.” katiliydik.. Senin manşet korkuların hiçbir dilde günceli yansıtmıyor… “Biraz zaman ver.” Diyorsun… “Dost kalabiliriz” bıçakladık az önce… Bu kanı bünyeden akıtıp, adına “ayrılık” demek ve bunu kabullenmek için hala biraz vaktin ve sana verecek zamanım var…
|