|
Yazar Temirağa DEMİR
|
|
Pazartesi, 17 Mart 2008 |
|
Bütün yıkılma hallerinde kendine dönmeye. Bazen en fazla sever oldukların tarafından acıtılır olmaya Bu hüzne Karanlığa Biten yıllara Aşklara Yokluklara Kırıklıklara Evdeki somurtkan yalnızlığına Sabah ezanlarında çalışmak için kurulmuş saat sesiyle uyanmış kızın aynaki zavallı, yorgun tavrına "Sabahın köründe bırak bizi" diyormuş gibi duran kitaplara Alışmalı işte
... Bursa'ya da alışmalı Elazığ'a da ... Hem Türkçe'ye Hem Kürtçe'ye Her tuzsuz yemekte burun kıvırma lüksünün olmayışına Artık hastalanmış gecelerde nane limonlarını kendin kaynatır olmaya "Telefonumu neden açmadın" sorusuna Hay allah duymamışım şeklinde köftehor yalanlar bulmaya Alışmalı ... Ani terleme nöbetlerine Bütün doğrulardaki değişkenliğe Bu mevsim verdiğin kararlardan dönmemek için çok çalışman gerektiğine Alışmalı ... Onsuzluğa alışmalı en çok Bazen de asla açık edilemeyecek sevdalı tutuşmaların sedasızlığına Kendi olmalı en çok En fazla kendi Eni boyu Hep kendine alışmalı .... Mevsimleri kıyaslamamalı bir diğeriyle Hepsini sevmeli Nasılsın bu gün sorusuna iyi diyelim iyi olsun demeli arada Ama alışmalı işte Hüzne de Delirtilmiş Azıtılmış Mutlu günlere de Hep uzamalı aralar Bazen küsmemeli de Konuşmamalı yinede işte Bitmeli bir yıl daha Sonra yenisi gelmeli Hatta öyle gelmeli ki Peşine bayramı da takmalı sevincinden O zaman bütün acıtılmışlıklara rağmen Gülümsemeyi bilmeli Hiç dilenmemiş bir dileği de dilemeli Asla gelmeyecek olsalar da bayram çocukları beklenebilmeli Gelmeyecek olsalar da kimbilir işte belki... "Yeter uzattın yazıyı" şeklinde serzeniş büyütmeli tam da burada "Tamaaaam bitiriyorum" diyebilmeli Peşine bayramı takmış sevincinden bir yeni yıl gelmeli Önce sağlık getirmeli Ne olursa gerisinde kabul etmeli Sahiplenmeli "Benim"senmeli Hatta bütün yüreğe bulanmış katıksızlığı ile kutlu edilmeli bayramı hepinizin tarafımdan Edilmeli mi Elbet, şüphesiz Peki, peki edildi... Kutlu bayramlaaaaar!.. Yüreğimle
|
|